Bazı filmler vardır, izlediğin anda değil; bittikten sonra içine çöker. Not Defteri benim için tam olarak böyle bir film oldu. Büyük laflar etmiyor ama küçük anlarla insanın kalbine dokunmayı başarıyor. Belki de bu yüzden hâlâ bu kadar konuşuluyor.
Film, aşkın sadece mutlu anlardan ibaret olmadığını; sabır, emek ve beklemekle de ilgili olduğunu çok sade bir dille anlatıyor. Noah ve Allie’nin hikâyesi, “gerçekten seversen vazgeçmezsin” fikrini romantize etmeden, hayatın içinden sahnelerle veriyor. İzlerken kendimi zaman zaman gülümserken, zaman zaman da sessizce düşünürken buldum.
Beni en çok etkileyen tarafı, filmin acele etmemesi oldu. Duyguların oluşmasına izin veriyor. Karakterler kusursuz değil, hikâye masal gibi değil ama tam da bu yüzden gerçek hissettiriyor. Aşkın yıllar içinde nasıl şekil değiştirdiğini görmek insana tuhaf bir hüzün bırakıyor.
Eğer romantik filmleri seviyorsanız ama yüzeysel hikâyelerden sıkıldıysanız, Not Defteri kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden. Benim için sadece bir aşk filmi değil, aynı zamanda zamanın ve hatıraların değeri üzerine sakin bir anlatıydı.
Bu tarz film yorumları ve sinema yazıları için e-sinema.com’u takip etmeye devam edeceğim.